Şehrin doğusunda, Yıldırım
semtindeki tepe üzerine inşa edilmiştir. Yıldırım Bayezıd tarafından XIV
yüzyılın sonlarında yaptırılmıştır. Genellikle tarihi eserler hakkında kesin
bilgileri ulaştıran kitabelerdir. Fakat bu caminin kitabesi zamanımıza
ulaşmamıştır. Taş işçiliği, devrinin en güzel örneğini bu camide göstermektedir.
Caminin ön cephesinde yer alan ayaklar ve bunları bağlayan kemerler kurşuni
renkli mermerden yığma olarak yapılmıştır. Revak beş kubbe ile örtülüdür.
Merkez kubbesi yüksektir ve iç mekana ferahlık verir. Duvarlar kesme taşlarla
kaplıdır. Yandaki eyvanlar zeminden yükselmektedir. Bunlar da sivri tonozların
oluşturduğu sekiz köşeye oturan kubbeyle örtülmüştür. Mihrap kubbesi kare plan
üzerine oturmaktadır. Mihrap sekiz sıra stalaktitli yaşmak ile örtülüdür.
Köşelerinde cilâlı yeşilimtrak mermer sütunlar vardır. Doğu ve batıdaki odalar
alçıdan ufak, büyük hücreli ve maşalıklıdır. Stalaktit saçaklı, geniş ajurlu,
oniki yıldızlı ve yeşil çini parça kakmalı, süslü nesih ve kufı hatla yazılı
hadis ve dualarla bezenmiştir. Odalar çapraz tonozla kaplıdır.
Kuzey doğu ve kuzey batıdaki odalara cami içinden geçilmektedir. Bunlar da
çapraz tonozla kaplıdır. Caminin iki minaresi de lodos ve deprem yüzünden
yıkılmış, yakın tarihte betondan yeni bir minare yapılmıştır.
Yıldırım Türbesi
IV Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezıd 1360 da doğdu. I.Murad'ın büyük oğludur.
Babası tarafından yetiştirilmiş, birlikte fetihlere katılmıştır. Karamanoğlu Ali
Bey'in ordusu ile yapılan savaş sırasında gösterdiği atılganlık nedeniyle
kendisine Yıldırım adı verilmiştir. Murad'ın Kosova savaşı sonunda şehit
edilmesi üzerine tahta çıktı. Kosovanın ardından Yıldırım, Sırbistan'ın güneyini
topraklarına kattı. Aydın, Saruhan, Menteşe ve Karaman beyliklerini tek tek
zaptetti. Anadolu Hisarını inşa ettirdi. Bu arada Sırbistan kralının güzel
kızkardeşi ile evlendi. Yıldırım Bayezıd Bizans'ı kuşatarak gittikçe baskıyı
artırması üzerine oluşturulan haçlı ordusu ile Niğbolu'da yaptığı savaşı
kazandı. Doğu Anadolu'yu işgale başlayan Timur ile Ankara'da yaptığı savaşı
kaybetti. Bu yenilgi üzerine 1403'de intihar etti. Türbesi, Yıldırım
Medresesi'nin doğusundadır. 1406 yılında oğlu Süleyman Han tarafından
yaptırılmıştır. Türbe 10.5 x10.5 m. ölçülerinde kare planlıdır. Uç ufak kubbenin
örttüğü revaklı bir.girişi vardır. Türbenin kubbesi sekizgen bir kasnağa oturur.
Yuvarlak bir mihrabı vardır. Türbede ortada Yıldırım Bayezıd'ın sağında oğlu İsa
Çelebi'nin, solunda eşi ve ayak ucunda kim oldukları bilinmeyen iki hanımın
sandukası vardır.
|
|
| Yıldırım Türbesi |
Yıldırım
Medresesi |
Yıldırım Medresesi
Yıldırım Camii'nin kuzey batısında 1399 yılında Bayezıd tarafından
yaptırılmıştır. Kapıdan, ortası kubbeli üçlü revağa geçilir. Oradan da taş ve
tuğla ile örülü ayakların taşıdığı ve uzunlamasına tonozla örtülü yan revaklara
geçilmektedir. Revaklara açılan sağlı sollu tonozla örtülü sekizer hücre
mevcuttur.
Girişin iki yanında tonozla örtülü hocalara ait odalar vardır. Yan revaklar
açık eyvanlı dershaneye bağlanmaktadır. Dershane sekizgen kasnak üzerine
oturtulmuş ve kurşun kaplı kubbe ile örtülmüştür. Revak ve odalar kurşunla
örtülü çatıya sahiptir. Dersanede yıldız ve düz tuğlalarla yapılan tezyinatı çok
güzeldir. Restorasyon sonunda medrese dispanser olarak hizmete sokulmuştur.
Yıldırım Hamamı
Yıldırım Camii'nin batısında meyilli sahadadır. Ufak ve tek olan hamamın
soğukluk kısmı, üzeri kubbe ile örtülü kare şeklindedir. Soğukluktan, kubbeli
ılıklığa girilir. Göbek taşı kubbe ve eyvan ile örtülüdür. Buradan da kubbe ile
örtülü iki halvete geçilmektedir. Moloz taşla inşa edilmiştir.
Yıldırım Darüşşifası
İlk Osmanlı hastanesi kabul edilen Darüşşifa, Yıldırım Camii'nin 250 metre
doğusundadır. 1390-1394 yılları arasında Yıldırım tarafından inşa ettirilen
külliyenin bir parçasıdır. Akıl ve sinir hastalıklarının da tedavisi yapılan bu
sağlık kuruluşunda, sadrazam Çandarlı İbrahim Paşa da tedavi görüp şifa
bulmuştur.
İlk yapıldığı zaman 1 başhekim, 2 hekim, 2 eczacı, 2 şerbetçi, 1 aşçı ve bir
ekmekçiden oluşan bir kadro ile hizmet veriyordu. Yapı 1560 m2 lik
meyilli bir alana oturmaktadır. 1855 depreminden hasar gören yapı bir müddet
baruthane olarak kullanılmıştır.